Uniqlo, mağazacılıkta raf düzenini bir kenara bırakıp “günlük yaşam rehberliği” dönemini başlatıyor. “Yaşam Senaryosu” stratejisiyle marka, ürünü değil kullanım bağlamını satmayı hedefliyor.
Uniqlo, mağaza içi deneyimi “kategori odaklı” yapıdan “kullanım odaklı” yapıya taşıyor. “Yaşam Senaryosu” olarak adlandırılan bu yeni sunum modelinde, ürünler artık müşterinin günlük rutinlerine göre gruplandırılıyor.

Mağazada Neler Değişiyor?
Bu yeni kurguda mağazalar; “İş günü”, “Seyahat” ve “Hafta sonu” gibi zonlara ayrılıyor. Amaç, müşterinin ihtiyacı olan çözümü, hayatının akışına uygun bir paket halinde sunmak.
Karar Süresi Kısalıyor, Sepetler Büyüyor
Bu stratejik dönüşümün arka planında üç kritik hedef yatıyor:
-
Fonksiyon ve Konforun Birleşimi: Ürünlerin teknik özellikleri, günlük hayatın ihtiyaçlarıyla (örneğin; işe giderken rahat etmek) doğrudan eşleştiriliyor.
-
Hız: Müşterinin “buna ne uyar?” diye düşünme süresi azalıyor, karar alma hızı artıyor.
-
Tamamlayıcılık: İlgili ürünler bir arada sunulduğu için sepet içi ürün adedi yükseliyor.

Uniqlo bu hamlesiyle mağazayı bir satış noktasından çıkarıp, günlük yaşam için bir çözüm ortağına dönüştürüyor.
Markaların tüketici davranışlarına göre şekillendirdiği yeni satış stratejilerini ve mağaza içi inovasyonları takip etmek için tıklayın.