Son günlerde pazarlama dünyasının ortak bir sembolü var: Ayılar. Pepsi’nin Super Bowl reklamındaki agresif kutup ayısı hamlesinden, Starbucks’ın karaborsaya düşen Bearista kupalarına kadar markalar kültürel hafızayı yeniden şekillendiriyor.
Pazarlama dünyasında son haftalarda dikkat çekici bir “ayı” hakimiyeti yaşanıyor. İlk bakışta tesadüf gibi görünen bu durum, aslında kültürel hafıza ve sosyal medya dinamiklerinin nasıl yönetildiğine dair güçlü ipuçları veriyor.

Pepsi’den Rakibine “Sembolik” Çalım
Pepsi, Super Bowl sahnesinde Oscar ödüllü yönetmen Taika Waititi imzalı “The Choice” filmiyle büyük oynadı. Film, Coca-Cola ile özdeşleşen ikonik “kutup ayısı” figürünü ödünç alarak ters köşe bir strateji izledi. Rakibinin en güçlü duygusal varlığını kendi kör tadım testine sokan Pepsi, “kazanan belli” mesajıyla özgüvenini ilan etti. Ayrıca filmdeki “Kiss cam” sahnesi ve güncel popüler kültür referansları, markanın sadece bir reklamveren değil, kültürel bir oyuncu olduğunu kanıtladı.

Bir Yatırım Aracı Olarak Starbucks Bardağı
Diğer tarafta Starbucks, Bearista Cup ile fiziksel bir ürünü kültürel fenomene dönüştürdü. Oyuncak ayı formundaki bu kupalar, Türkiye’de satışa çıktığı andan itibaren bir “koleksiyon ekonomisi” yarattı. 1.119 TL’lik etiket fiyatına sahip ürünün ikinci el piyasasında 30 bin TL’ye varan ilanlarla görülmesi, lüks modadaki “drop kültürü”nün kahve zincirlerine de sıçradığını gösteriyor. İmitasyonlarının türemesi ise talebin sembolik değerini kanıtlar nitelikte.

Ürün Değil Kültür Yönetimi
İki dev marka da ayı figürünü; biri rekabetçi bir meydan okuma, diğeri ise arzu nesnesi yaratmak için kullandı. Bu çılgınlık, markaların artık sadece ürün satmadığını, kültürel anları yöneterek tüketicinin zihninde kalıcı alanlar açtığını gösteriyor.
Global markaların viral olan kampanyalarını ve pazarlama dünyasındaki son akımları buradan takip edebilirsiniz.