M&S, yeni domates ketçabında tüm malzemeleri etiketin ön yüzüne yazarak “şeffaflık” trendini bir adım ileri taşıdı.
Pazar lideri Heinz ile benzer içeriğe sahip olmasına rağmen ürünün neredeyse iki katı fiyata satılması, modern tüketicinin neye para ödediğini yeniden sorgulatıyor.
Gıda perakendesinde şeffaflık talebi, ambalaj tasarımlarını radikal bir şekilde değiştirmeye başladı. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri, İngiliz perakende devi Marks & Spencer (M&S)‘ın raflara çıkardığı yeni domates ketçabı oldu.

Saklanan Bilgi Artık Vitrinde
Geleneksel olarak gıda ürünlerinde “içindekiler” listesi, ambalajın arka yüzünde ve genellikle okunması zor küçük puntolarla yer alır. M&S ise yeni ketçabında bu kuralı yıkarak üründe kullanılan sadece 8 malzemeyi (Domates püresi, agave şurubu, su, sirke, tuz ve baharatlar) şişenin tam ön yüzüne, büyük puntolarla konumlandırdı.
Aynı Formül, İki Kat Fiyat
İşin ekonomik boyutu ise oldukça dikkat çekici. Pazarın tartışmasız lideri Heinz da ketçap üretiminde benzer şekilde yaklaşık 8 temel malzeme kullanıyor. İçerik bakımından devasa bir fark olmamasına rağmen, M&S’in bu yeni ketçabı rakiplerine kıyasla neredeyse iki katı fiyatla tüketiciye sunuluyor.
Tüketici Güvene Para Ödüyor
Uzmanlar, 2026 tüketicisinin artık sadece ürünü değil, markanın sunduğu şeffaflığı ve “temiz içerik” algısını satın aldığını belirtiyor. M&S, minimalist tasarımıyla hiçbir şeyi saklamadığını vurgulayarak ürünü otomatik olarak “premium” bir segmente yerleştiriyor ve bu fiyat farkını tüketici nezdinde meşrulaştırıyor.
Değişen tüketici alışkanlıklarının perakende fiyatlarına nasıl yansıdığını ve gıda sektöründeki son trendleri buradan takip edebilirsiniz.