Getir’in yeniden yapılandırma sürecinde en değerli varlıkların devredilmediğini iddia eden kurucular, Mubadala’ya açtıkları 700 milyon dolarlık davayla “sözleşme ihlali” risklerine çarpıcı bir örnek sundu.
Pandemi döneminde 12 milyar dolar değerlemeye ulaşarak “Decacorn” olan Getir, artan faiz oranları ve daralan teknoloji yatırımlarıyla girdiği yeniden yapılandırma (restructuring) sürecinde devasa bir yönetim krizine sürüklendi. Şirketin kurucuları Nazım Salur ve Serkan Borançılı, çoğunluk hissesini devrettikleri Abu Dabi merkezli egemen varlık fonu Mubadala‘ya Londra’da 700 milyon dolarlık dava açtı.

Kârlı Varlıkların Alıkonulması Stratejisi
Haziran 2024’teki yeniden yapılandırma anlaşmasının temeli, Mubadala’nın ana operasyonu devralması, kalan varlıkların ise kurucuların kontrolünde ayrı bir şirkete aktarılmasına dayanıyordu. Ancak kurucuların mahkemeye sunduğu dilekçeye göre ortada ciddi bir sözleşme ihlali var: Mubadala, yalnızca yüksek yükümlülük taşıyan ve kârsız olan FreshDirect ile n11’i devretti. Geçtiğimiz yıl 510 milyon dolar değer biçilen şirketin en değerli parçalarından Getir Finans ise taahhüt edilmesine rağmen kuruculara verilmedi.
Uber Satışının Gölgesinde Gelen Dava
Dilekçede yer alan “Mubadala’nın Aralık 2024’te sunduğu yeni teklif, önceki anlaşmadan önemli ölçüde saptı” ifadesi, masadaki müzakerelerin tamamen çöktüğünü gösteriyor. Bu davanın, Getir’in Türkiye’deki gıda dağıtım işinin 335 milyon dolara Uber’e satıldığının açıklanmasından sadece birkaç gün sonra açılması, krizin boyutunu ve zamanlamanın stratejik önemini gözler önüne seriyor.
Bu vaka, yüksek değerlemeli start-up’ların “down-round” (düşük değerlemeli yatırım turu) ve yeniden yapılandırma süreçlerinde, kurucular ile kurumsal fonlar arasındaki varlık paylaşımı savaşlarının ne kadar çetin geçebileceğini gösteren tarihi bir örnek olarak kayıtlara geçiyor.
Girişimcilik ekosistemindeki kriz yönetimleri, fon stratejileri ve M&A (Birleşme ve Satın Alma) anlaşmazlıklarına dair haberleri buradan inceleyebilirsiniz.