Kadın, çocuk ve hayvanlara yönelik şiddeti bir güç veya prestij unsuru gibi sunan yapımlardan çekilme kararı alan Yapı Kredi, sektördeki diğer markalara da etik bir duruş sergileme çağrısı yaptı.
Türkiye’yi derinden sarsan son şiddet olaylarının ardından reklam dünyası, ekranlardaki içeriklere karşı daha sert ve net bir tutum sergilemeye başladı. Bu kapsamda Yapı Kredi, şiddeti özendiren veya normalleştiren dizi ve televizyon yapımlarına artık reklam vermeyeceğini duyurdu. Banka yönetimi alınan bu kararı basit bir pazarlama stratejisi olarak değil, doğrudan “etik bir sınır ve kamusal sorumluluk” olarak konumlandırıyor.

Eleştiri ile Güzelleme Arasındaki Çizgi
Alınan kararın temelinde son derece kritik bir ayrım yatıyor. Yapı Kredi Kurumsal İletişim Direktörü Arda Öztaşkın’ın da açıklamalarında altını çizdiği üzere; şiddeti toplumsal bir sorun olarak ele alan ve eleştiren yapımlar ile şiddeti “güç, prestij veya başarı” unsuru olarak sunan içerikler aynı kategoride değerlendirilmiyor. Banka, doğrudan şiddetin estetikleştirilmesine ve sıradanlaştırılmasına bütçe ayırmayı net bir şekilde reddediyor.

Reklamveren ve İçerik Üreticisi İlişkisinde Yeni Dönem
Yapı Kredi’nin bu adımı, yalnızca kurum içi bir reklam politikası olmanın ötesine geçerek tüm ekosisteme bir çağrı niteliği taşıyor. Sektördeki diğer markaların da benzer “reklam uygunluğu” kriterleri belirlemesi, en büyük gelir kaynağı reklamverenler olan içerik üreticilerini yayın politikalarını değiştirmeye zorlayabilir. Görünen o ki markalar artık sadece “Nerede reklam veriyoruz?” sorusuna değil, “Verdiğimiz bütçeyle neyi normalleştiriyoruz?” sorusuna da odaklanıyor.
Markaların toplumsal sorumluluk adımlarını ve reklam dünyasında yaşanan son gelişmeleri Haberler kategorimizden inceleyebilirsiniz.