LEGO ve Nike, Şanghay’daki bir ilkokulda klasik yapım parçalarının geometrisinden ilham alan devasa bir modüler oyun ve spor alanı inşa etti.
Oyun kültürü ile fiziksel aktiviteyi bir araya getiren bu vizyoner proje, saygın mimarlık ofisi OLA Shanghai iş birliğiyle tasarlandı. Oyun sahasının tüm mimari kurgusunun çıkış noktası, LEGO‘nun o hepimizin yakından tanıdığı klasik 2×3’lük yapım parçasının geometrisi ve modüler yapısı oldu. Bu ikonik yapı; mimari dokunuşlarla birlikte devasa bir alanda tırmanma, denge kurma ve keşif odaklı farklı spor elemanlarına dönüştürüldü.

Çocukların Kendi Rotalarını Çizdiği Bir Alan
Önceden belirlenmiş katı kurallar veya standart spor sahası çizgileri yerine tamamen açık uçlu bir etkileşim sunan alan, çocukların kendi oyun rotalarını özgürce oluşturmasına olanak tanıyor. Fiziksel sınırların kaldırıldığı bu modüler tasarım, oyun mekanlarının statik alanlar olmaktan çıkıp çocukların fiziksel hareketliliğini ve motor becerilerini nasıl dinamik bir şekilde destekleyebileceğini tüm sektöre gösteriyor.

“Move to Zero” Vizyonu
Bu devasa marka iş birliği, sadece oyun kültürünü değil, aynı zamanda çevre bilincini de merkeze alıyor. Proje, Nike’ın sıfır karbon ve sıfır atık hedeflerini simgeleyen sürdürülebilirlik odaklı ünlü “Move to Zero” girişiminin değerli bir parçası olarak hayata geçirildi. Spor ve oyun kavramlarını iç içe geçirmeyi hedefleyen bu çalışma, çocukların en kısa okul teneffüslerini bile son derece hareketli, eğlenceli ve özgün aktivite anlarına dönüştürebileceği esnek bir alan sunuyor.

Tasarımın Merkezinde Çocukların Fikirleri Var
Projenin belki de en etkileyici stratejik adımı, tasarım sürecinin doğrudan asıl kullanıcılar olan çocuklarla birlikte yürütülmesi oldu. Alanın kurgulanma aşamasında LEGO China’ın düzenlediği “Build the Change” (Değişimi İnşa Et) atölyesinden yararlanıldı. Bu atölyede bir araya gelen öğrenciler, LEGO parçalarını kullanarak hayallerindeki oyun sahasına ve tasarıma dair fikirlerini fiziksel olarak ifade ettiler. Çocukların bu atölyede ortaya koyduğu saf içgörüler, projedeki o esnek ve açık uçlu etkileşim anlayışının temelini oluşturdu.
Markaların fiziksel deneyim alanlarını ve dikkat çeken sponsorluk projelerini buradan okuyabilirsiniz.