EasyFishoil, balık yağını anlatmak yerine çocukların onunla kurduğu ilişkiyi değiştiren bir hikâye kuruyor.
Çocuklara yönelik bir balık yağı markasının pazar lideri olması tek başına dikkat çekici olmayabilir. Ancak bu liderliği yıllar boyunca koruyabilmek, ürünün ötesine geçen bir marka yaklaşımını gerektiriyor.
EasyFishoil‘in son iletişim çalışmalarında da bu yaklaşımın izleri görülüyor. Marka, uzun yıllardır balık yağı kategorisinin en temel sorunlarından birine odaklanıyor: Çocukların ürünü tüketmek istememesi.

Fish Oly ile Kurulan Marka Dünyası
EasyFishoil, iletişimini yalnızca ürün faydaları üzerine kurmak yerine Fish Oly karakteri etrafında şekillenen bir dünya oluşturuyor.
Bu karakter, balık yağını çocukların gözünde yalnızca bir takviye ürün olmaktan çıkarıp daha tanıdık ve daha eğlenceli bir deneyimin parçası haline getiriyor. Böylece marka, çocuklarla ürün üzerinden değil, hikâye üzerinden bağ kuruyor.
Hikâyenin Diğer Tarafında Anneler Var
Marka iletişiminin dikkat çekici taraflarından biri de çocuklarla birlikte ebeveynlere de hitap etmesi. Çocuğunun bir ürünü severek tükettiğini gören ebeveyn için bu durum yalnızca kullanım kolaylığı değil, aynı zamanda alışkanlığın sürdürülebilir hale gelmesi anlamına geliyor.
Bu nedenle EasyFishoil’in yıllar içinde oluşturduğu tüketici sadakatinin temelinde yalnızca ürün performansı değil, kullanım deneyimi de bulunuyor.
Teknik Özelliklerden Daha Büyük Bir Denklem
Elbette markanın öne çıkardığı ürün farklılıkları da mevcut. Çiğnenebilir jel formu, patentli Concordix teknolojisi ve tekli blister ambalaj yapısı EasyFishoil’in öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor. Ancak markanın asıl farklılaştığı nokta bunlardan daha büyük görünüyor. Çünkü EasyFishoil, yalnızca balık yağının formunu değil; çocukların ve annelerin balık yağıyla kurduğu ilişkiyi yeniden tasarlamaya çalışıyor.