Lacoste, “Unconventional Chic” ruhunu 14 yıl sonra yeniden çağırıyor. Marka, Adrien Brody iş birliğiyle sadakat, tutarlılık ve stil mirasına yatırım yapıyor.
Pazarlama dünyasında “re-boot” (yeniden başlatma) trendi sadece sinemada değil, marka iletişiminde de yükselişte. Tüketicinin geçmişe duyduğu özlem ve güven arayışını doğru okuyan Lacoste, stratejik bir hamleyle eski dostu Adrien Brody’yi yeniden sahneye davet etti. 2012 yılındaki efsanevi iş birliğinin ardından, Oscar ödüllü oyuncunun Lacoste Eyewear koleksiyonunun yüzü olması, markanın “zamansızlık” iddiasını güçlendiriyor.

Hikaye Kaldığı Yerden Devam Ediyor
Markalar genellikle her sezon yeni yüzler arayışına girerken, Lacoste’un 14 yıl önceki marka yüzüyle tekrar anlaşması, “sürdürülebilir iletişim” adına güçlü bir örnek teşkil ediyor. Adrien Brody, sadece popüler bir aktör olduğu için değil; markanın “stil, özgünlük ve ustalık” değerleriyle örtüşen karakteri nedeniyle tercih edildi. Bu hamle, markanın geçici trendlerden ziyade köklü bir duruşa sahip olduğunu vurguluyor.
Özgünlük ve Ustalık Vurgusu
Kampanyanın iletişim dilinde Brody’nin “Lacoste benim için her zaman stil ve ustalığı temsil etti” sözleri öne çıkıyor. Bu ifade, markanın gözlük koleksiyonunu sadece bir aksesuar olarak değil, bir karakter beyanı olarak konumlandırdığını gösteriyor. Brody’nin entelektüel ve karizmatik imajı, Lacoste’un sportif köklerini lüks bir yaşam tarzı algısına dönüştürme stratejisine kusursuz bir şekilde hizmet ediyor.
Lacoste, bu iş birliğiyle Z kuşağına nostaljik bir referans sunarken, sadık müşterilerine de “değişmeyen kalite” mesajını, tanıdık ve güvenilir bir yüz üzerinden veriyor.
Global markaların elçi seçimlerindeki stratejik yaklaşımları ve nostalji pazarlamasının etkilerini incelemek için daha fazlasını buradan okuyabilirsiniz.