Medyasoft Bilişim Grubu’nun kurucusu İhsan Taşer, 40 yıllık iş hayatından süzülen deneyim ve gözlemlerini yeni kitabı “Hayırlı İşler”de bir araya getirdi.
İş dünyasının başarı anlayışını kâr, büyüme ve şirket değerinin ötesinde tartışmaya açan Taşer; “Nasıl kazanıyoruz, ne pahasına büyüyoruz ve ürettiğimiz değer kimin hayatına nasıl dokunuyor?” sorularından hareketle liderlikten girişimciliğe, şirket kültüründen teknoloji ve finansa uzanan güncel başlıkları ahlak, adalet ve sorumluluk ekseninde ele alıyor.

The Kitap Yayınları etiketiyle yayımlanan “Hayırlı İşler: Anlam ve Ahlaki Kazanç Peşinde Hayat Yolculuğu”, İhsan Taşer’in uzun yıllara dayanan girişimcilik ve yöneticilik deneyiminden yola çıkarak modern iş dünyasının başarı ölçülerini yeniden düşünmeye çağırıyor.
1989 yılında girişimciliğe adım atan, 1999’da Medyasoft’u kuran ve bugün dokuz şirketten oluşan Medyasoft Bilişim Grubu’nun temellerini atan Taşer; ekonomik krizlerden teknolojik dönüşümlere, başarılardan kayıplara uzanan iş hayatının ardından kitapta temel bir sorunun peşine düşüyor: Bir iş yasal, karlı, verimli ve başarılı olabilir; ancak bütün bunlar onun “hayırlı bir iş” olduğunu söylemek için yeterli mi?

Başarıya ahlaki bir ölçü
“Hayırlı İşler”, kazanmayı ve büyümeyi reddetmek yerine başarı tanımını genişletmeyi öneriyor. Kitapta “hayırlı iş”; yalnızca sahibine kazandıran değil, çalışanına, müşterisine, iş ortağına ve topluma değer üreten; bunu yaparken insan onurunu, adaleti ve gelecek nesillere karşı sorumluluğu gözeten bir iş anlayışı olarak ele alınıyor.
Taşer, kitabın yaklaşımını, “İş hayatında başarıdan, büyümeden, karlılıktan, verimlilikten söz ediyoruz. Bunların hepsi önemli. Fakat asıl soru bence şu: Nasıl kazanıyoruz, ne pahasına büyüyoruz ve ürettiğimiz değer kimin hayatına nasıl dokunuyor?” sözleriyle özetliyor.
Yapay zekadan finansa günümüz iş dünyasının soruları
Kitap, bu yaklaşımı günümüzün teknoloji ve ekonomi tartışmalarına da taşıyor. Yapay zekâ şirketlere daha yüksek verimlilik ve üretkenlik vadederken, ortaya çıkan değerin kime hizmet edeceği ve nasıl paylaşılacağı sorusunu gündeme getiriyor: Daha verimli şirketler kurarken daha adil şirketler de kurabilecek miyiz?
Ekonomi ve finans bölümünde ise paranın bir araç olmaktan çıkıp amaca dönüşmesi, spekülatif kazançlar, şirket değerlemeleri ve finansal değer ile gerçek ekonomik değer arasındaki mesafe ele alınıyor. Kitap, şirketlerin yalnızca bilançolarıyla değil; çalışanları, müşterileri, toplum ve gelecek üzerinde yarattıkları etkiyle de değerlendirilmesi gerektiği fikrini tartışmaya açıyor.

40 yıllık deneyimden bugünün iş dünyasına
“Hayırlı İşler”, okura hazır bir başarı reçetesi sunmak yerine, Taşer’in iş hayatındaki deneyimlerinden hareketle başarı, kazanç, liderlik, teknoloji ve finans gibi başlıkları daha köklü bir ahlak ve insan anlayışı üzerinden sorguluyor.
Kitabın merkezinde ise tek bir soru yer alıyor: Başarılı işler yapıyoruz; peki hayırlı işler yapıyor muyuz? “Hayırlı İşler: Anlam ve Ahlaki Kazanç Peşinde Hayat Yolculuğu” The Kitap Yayınları etiketiyle okurlarla buluştu.