Persil’in İngiltere pazarında plastik kullanımını azaltmak amacıyla piyasaya sürdüğü sürdürülebilir karton ambalajlar, elma suyu kutularına aşırı benzemesi ve güvenlik riski taşıdığı gerekçesiyle eleştirildi.
Sürdürülebilirlik odaklı inovasyonlar her zaman tüketici tarafında beklenen karşılığı bulamayabiliyor. Dünyaca ünlü deterjan markası Persil‘in, karbon ayak izini küçültmek ve plastik atığını azaltmak amacıyla İngiltere pazarında başlattığı yeni ambalaj tasarımı, son günlerin en çok konuşulan pazarlama hatalarından biri haline geldi. Marka, geleneksel plastik şişeler yerine karton bazlı kutulara geçiş yaptı. Ancak bu çevreci niyet, endüstriyel tasarım tercihlerinin kurbanı oldu.

Meyve Suyu mu, Detarjan mı?
Raflarda yerini alan yeni Persil ambalajları; form yapısı, dökme kapağı ve renk kullanımıyla klasik meyve suyu kutularını o kadar andırıyordu ki, tüketiciler durumu hızla sosyal medyaya taşıdı. Formun işlevle tamamen zıtlaşması, “Meyve suyu kutusunda kimyasal madde” algısı yaratarak, özellikle çocuklar ve yaşlılar için ciddi bir güvenlik riski oluşturabileceği yönünde sert eleştiriler aldı.

Kullanıcı Güvenliği ile Çevresel Fayda Çatışması
Pazarlama ve tasarım dünyasında bir ambalajın sadece ürünü korumakla kalmayıp, ürünün ne olduğunu saniyeler içinde anlatması gerektiği gerçeği bir kez daha kanıtlanmış oldu. Persil’in bu hamlesi, çevresel fayda sağlamak isterken tüketicinin görsel alışkanlıklarını ve ürün güvenliğini göz ardı etmenin bir markaya nasıl “tehlikeli” damgası vurabileceğini gösteren kritik bir vaka olarak kayıtlara geçti.
Markaların ambalaj tasarımları ve pazarlama hamleleri hakkında daha fazla yazıya buradan ulaşabilirsiniz.