İngiltere’de Organ Nakli Kurumu, orak hücreli anemi hastalarının tedavisinde kullanılan kan stoklarındaki yetersizliğe vurgu yapmak için ezber bozan bir farkındalık kampanyası başlattı.
Havas London iş birliğiyle hayata geçirilen projede, İngiltere’nin büyük markaları kan bağışının önemini anlatmak adına logolarındaki kırmızı renklerden geçici olarak vazgeçti.
Dünya Orak Hücre Hastalığı Günü’nde startı verilen “Emergency LOW-GOS” (Acil Durum Düşük GOS) kampanyası, alışılagelmiş kamu spotu kalıplarını radikal bir tasarım hamlesiyle yıkıyor. Proje kapsamında HSBC UK, Westfield, The Independent, English Heritage ve Marvel gibi dünya devi markalar ile kurumlar, görsel kimliklerinin en güçlü parçasını oluşturan kırmızı tonlarını geçici süreliğine platformlarından kaldırdı.

Londra, Manchester ve Birmingham gibi metropollerin en işlek noktalarında yer alan Ocean Outdoor dijital ekranlarında logoların kırmızı olmadan sergilenmesi, azalan kan stoklarının sarsıcı ve anında fark edilen görsel bir hatırlatıcısına dönüştü.
Kritik Kan Grupları İçin Hayat Kurtarma Çağrısı
Kampanyanın temel stratejisi, özellikle orak hücreli anemi hastalarının tedavisinde hayati bir fonksiyon üstlenen Ro, O negatif ve B negatif kan gruplarına sahip bireyleri acil bağışa teşvik etmek üzerine kuruldu. Paylaşılan güncel verilere göre NHS Kan ve Organ Nakli Kurumu, hastanelerin yoğun talebini karşılamakta zorlanıyor ve şu anda ayda sadece yaklaşık 3.600 ünite Ro kanı tedarik edebiliyor. Bu da ihtiyaç duyulan seviyenin çok altında kalıyor. Tasarım dünyasında büyük yankı uyandıran bu yaratıcı fikir, Ocean Outdoor’ın dijital yaratıcı fikirler yarışmasında 75.000 sterlin değerinde medya alanı ödülü kazanarak açık hava reklamcılığının yenilikçi gücünü bir kez daha kanıtladı.

Tanıdık Sembollerin Toplumsal Uyarıya Dönüşmesi
Projenin toplumsal algı üzerindeki etkisini değerlendiren NHS Kan ve Organ Nakli Kurumu Bağışçı Deneyimi Direktörü Mark Chambers, kampanyanın günlük hayatta çok tanıdık olan logoları durumun aciliyetini gösteren “keskin bir uyarıya” dönüştürdüğünü ifade ediyor. Kreatif ajans Havas London ise bu kolektif hareketi, dev markaların toplumsal ve halk sağlığı ihtiyaçlarına yanıt vermede ne kadar basit, net ve etkili bir rol oynayabileceğinin en rafine göstergesi olarak tanımlıyor. İletişimin gücünü estetik bir fedakarlıkla birleştiren kampanya, reklamcılığın sadece ürün satmak için değil hayat kurtarmak için de çalıştığını gösteriyor.
Sosyal sorumluluk projelerindeki kreatif yaklaşımları, küresel markaların farkındalık kampanyalarını ve dünyadan en son ses getiren haberleri okumak için buraya tıklayın.