LOEWE’nin Type Fussbett modeli, marka adını ürünün üzerine basmak yerine tasarımın fiziksel bir parçasına dönüştürerek dikkat çekiyor.
İlk bakışta oldukça sade görünen bir terlik. Ancak biraz daha dikkatli bakıldığında, metal tokaların sıradan bir donanım parçası olmadığı ortaya çıkıyor. Çünkü kayışların üzerinde yer alan beş büyük metal parça bir araya geldiğinde tek bir kelime oluşturuyor: L O E W E

Lüks moda markaları genellikle marka kimliğini görünür kılmak için logo baskıları, monogram desenleri veya amblemler kullanıyor. LOEWE ise Type Fussbett modelinde farklı bir yol izliyor. Marka adını ürünün üzerine yerleştirmek yerine, ürünün tasarım dilinin bir parçası haline getiriyor. Böylece logo, sonradan eklenmiş bir detay gibi değil; tasarım fikrinin kendisi gibi çalışıyor.

Tokalar İşlevinden Çok Daha Fazlası
Modeldeki en ilginç detaylardan biri de burada ortaya çıkıyor. Kayışların üzerindeki metal parçalar ilk bakışta ayarlanabilir toka izlenimi veriyor. Ancak ürün bilgilerinde bu parçaların işlevsel olmadığı belirtiliyor.

Yani tokalar, bir bağlantı parçası olmaktan çok görsel bir tasarım öğesi olarak görev yapıyor.

Branding’i Ürünün İçine Yerleştiriyor
Son yıllarda birçok lüks marka daha sessiz ve daha rafine marka görünürlüğü anlayışına yöneliyor. Type Fussbett de bu yaklaşımın güncel örneklerinden biri. Çünkü ürün üzerinde büyük bir logo görmek yerine, marka kimliği tasarımın içine gizleniyor. Bu sayede LOEWE ismi, yalnızca okunan bir detay olmaktan çıkıp ürünün formuna dönüşüyor.

Mesele Logoyu Göstermek Değil
Type Fussbett’e bakıldığında dikkat çeken şey, logonun büyüklüğü değil. Tam tersine, logonun hemen fark edilmemesi. LOEWE burada marka adını saklamıyor ama bağırmıyor da. Tasarım, ürüne biraz daha uzun bakan kullanıcıyı küçük bir keşifle ödüllendiriyor. Belki de modeli ilginç kılan taraf tam olarak bu: LOEWE yazısı ürüne eklenmiyor, ürün LOEWE yazısına dönüşüyor.
Markaların dikkat çeken stratejilerini ve marka kimliği uygulamalarını buradan inceleyebilirsiniz.